"KALİTE'DEN ÖDÜN VERMEDEN, İSTİKRARLI BÜYÜYEN MARKA"

Çıngıloğlu Bodrum'da peynir denildiğinde ilk akla gelen marka olmayı başarmış. Baba mesleği olan bu iş, ikinci kuşak tarafından önemli bir Bodrum Markası. Kaliteden asla ödün vermeyen ve pazarlarda başlayan serüven, tüm Yarımada'da zincir mağazalara dönüşüyor. Buyük marketlerin karşısında, müşterilerinin talepleri doğrultusundakı kaliteli üretimi ile önemli bir marka yaratılmış.

Çıngılloğlu'nu tanıyalım önce?

İşletmemız 1957 yılında babamız Ali İhsan Çıngıl tarafından kuruldu. Önceleri pazar yerinde başlayan işimiz, şimdilerde Bodrum yarımadasında hizmete devam ediyor. 30 yıldan beri yarımada da hemen her pazarda varız. 12 yıldan bu yana da marketçiliğine girdik. Marketçiliği de öğrendik, en iyi şekilde yapmaya çalışıyoruz.

Marketçilik ile en zor işi seçmişsiniz. Çünkü büyük süper marketler, zincir mağazalar, yabancı yatırımlar marketçiliği çok zor bir hale getirdi. Nasıl rekabet ediyorsunuz ve buna rağmen nasıl marka haline gelebildiniz?

Bizim avantajımız ve farkımız üreticı olmamız Bir de müşteriyle birebir temas halindeyiz. Müşterinin ne istediğini iyi biliyoruz. Başarımızdakı en önemli nokta da budur.Müşterilerimiz bizi yönlendiriyor. Felsefemiz kaliteden ödün vermemek olunca da başarı kendiliğinden geliyor.

Bir marka yaratmanın ve ticaretin de temel noktasını bu oluşturuyor değil mi?

Müşteri memnuniyetini birinci hedef olarak belirlemek ve müşteri talebini gerçekleştirmek, işte can alıcı nokta bu. Önceleri küçük bir işletmeydik. 30 yıl önce havalimanı karşısından yer aldık. Daha teknolojik, modern bir tesis kuralım dedik. Sıra dışı, mükemmel. peynirler yapmaya çalışıyoruz. Peynir ustası çok, ama üstat olmak lazım, daha farklı bir çizgide olmak lazım. Müşteri gelip peynirin tadına baktığı zaman, farklı bir lezzet olduğunu anlıyor.

Müşteri profiliniz nasıl? Bodrum dışından gelenler mi, yoksa yerlisi mi sizi tercih ediyor? Yada turist mi?

Çoğunlukla yerlidir bizim müşterimız. Yaz dönemini burada geçirenler, yani İstanbul Ankara, İzmir gibi büyuk şehirlerden gelerek 34 ay Bodrum'da yaşayanlar ve buranın yerlisi.

Anlaşılan bir Bodrum Markası olarak büyükşehirlerde tanınıyorsunuz. İşletmenize Büyükşehirlerde devam etmeyi düşünmediniz mi? Sonuçta çok daha büyük bir pazar.

Haklısınız Çıngıloğlu Markamız oturmuş durumda. Bu konuda bir girişimimiz olacaktı aslında. Şevket Sabancı ile İstanbul'a gittik. Misafir olarak kaldık. Beraber yapalım dediler, bir ortaklık yapalım teklifinde bulundular. Ancak oralarda yaşamayacağımızı anladık. Böylece buradaki işlerimize devam edelim dedik. Büyümek açısından düşündüğünüzde, evet büyük bir Pazar. Ama biz burada daha mutluyuz, burada büyümeye çalışacağız.

Sanıyorum Bodrum'a özgü bir felsefe bu. Büyümek, çok kazanmak her zaman mutluluğu getirmiyor değil mi?

Kaliteli büyümek lazım. Yaptığınız işten haz almanız ve mutlu olmanız lazım. Gelişi güzel_ büyüyen firmalar var. Onların sonunu hepimiz biliyoruz. Adım adım, kaliteli bir şekilde büyümek doğru olanı. Bodrum'un da buna ihtiyacı var. Sadece bizim sektör için değil diğer tüm sektörlerde adım adım ve istikrarlı büyümeyi hedeftemek gerekir.

Marka deyince fiyat akla gelir. Pahalı mıdır markalı ürünler?

Biz üretici olduğumuz için avantaillyız. Bu avantajımızı da tüketiciye yansıtıyoruz. Büyük Marketler karşısında bile, bizim fiyatlarımız daha uygun. Biz ayni kalitedeki ürünleri yüzde 10-15 daha ucuza veriyoruz. Müşterilerimiz de bu durumu biliyor ve bizi tercih ediyor. Kalite ve uygun fiyat bir araya gelince doğal olarak biz öne geçiyoruz.

Marka olmak ve markayı koruyarak, sürdürülebilir hale getirmek maliyetlerin yükselmesine neden oluyor mu?

Bu güne kadar müşteri memnuniyeti bizim tanıtım aracımız oldu önümüzdeki dönemde kurumsal bir kimlik oluşturacağız. Markamızı korumak ve sürdürülebilir tutmak için bunun gerekli olduğunun bilincindeyiz. Ürün kalitesini devamlı geliştirmek zorundayız. Aile şirketi olmamızın ve üretici olmamızın avantajlarını kullanıyoruz şimdilik işletmemiz ve markamız büyüdükçe kurumsallaşmak gerekiyor.

Çıngıloğlu Milas ve Bodrum da var. Muğla ve dışında başka bir yerlerde mağazalar açarak markanızı genişletmeyi düşünüyor musunuz?

Muğla için şimdilik bir düşüncemiz yok. istanbulPolonezköy'de marka olarak varız. Bayilik sistemi gibi değil ama. Milas ve Bodrum markası olarak kalacağız. Şimdilik yerel bir marka olarak devam edeceğiz.

Toptan satışlarda, durum nedir?

Bir çoğu bize uymuyor. Kaliteli ürün sunan otellerle çalışıyoruz. Herşey dahil çalışan oteller bizim pazarımız değil. Kaliteli ürünün bir maliyeti vardır. Bu bedeli düşürecek olursanız kaliteyi de düşürmek zorundasınız. O nedenle kaliteden ödün vermediğimiz için otellerin büyük bölümü bizim pazarımız.

Kaliteli bir marka yaratmakla ve bu markayı koruyup, sürdürürken, diğer taraftan da Bodrum markasına da katkı sağlamış oluyorsunuz. Bodrum'da üretilen ürünler kalitelidir imajı yaratılıyor.

Çok doğru. Müşterilerimiz en iyi peyniri Bodrum'da buluyoruz dediklerinde gurur duyuyoruz. Hatta müşterilerimiz neden İstanbul'a da göndermiyorsunuz, orada mağaza açmıyorsunuz diye soruyorlar. İşte o zaman bir Bodrum markası olmanın tadına varıyoruz.

Rekabet ne durumda. Fiyat mı yoksa kalite rekabeti mi yapılıyor sektörde?

Rekabet için kaliteyi tutturmak ve korumak gerekiyor. Tüketici 12 ay boyunca aynı kalite ve lezzette ürün ister. Bunu başaramayan silinir. Üretimi kendimiz yaptığımız için kalite kontrolü bizim kontrolümuz altında. Alıp satma olsa aynı kaliteyi ve standardı yakalayamazdık. Yurtdışından bazı müşterilerimiz geliyor. 3 yıl önce geldiğimdeki lezzet ile şimdiki lezzet aynı diyor. işte bu standardı yakalamak çok önemli.

Üretiminiz ile ilgili bilgi verebilir misiniz?

Koyun ve keçi sütlerini toplamak için Söke'ye kadar gidiyoruz. Söke, Didim, Akbük, Tuzla, Dörttepe'nin süt üretiminin tamamını biz alıyoruz. Ürünlerimizin en önemli özelliği doğal keçi ve koyun sütüyle üretilmesi. Üretilen peynirleri yaklaşık 3 yıl bekletiyoruz. Peynir tenekelerini mahzendeki şaraplar gibi, altı ayda bir çeviriyoruz. Böylece olgunlaşıyorlar. Lezzetimiz de bu nedenle sıradan ürünlerden çok daha üst düzeyde. Tabi sadece bekletmek yeterli değil. önemli olan ilk yapılışı. İyi imalat ve gerektiği kadar bekleme süresi sonuç kaliteli ürün Bir de her zaman çok daha iyisini üretmeyi hedefliyoruz. En iyisi bu demiyoruz, hep daha iyisini kalitelisini üretmeye odaklanıyoruz. Yoksa ürünlerimizin kalitesini geliştiremeyiz.

Bu bekleme işi maliyet anlamına geliyor değil mi?

Evet bu bir maliyet. Biz peynirlerimizi en az 19-20 ay depolarda bekletmek durumundayız. Bazen 3 yıla yakın olgunlaşmasını bekliyoruz. Müşterilerimiz hep aynı kalite standardındaki ürünü beklediği için bunu yapmak zorundayız.

Kaç tane mağaza var ve kaç personel istihdam ediyorsunuz?

Şu an 10 mağazamız var. Beşini ben, diğer beşine ise kardeşim Metin Çıngıl işletiyor.

Pazarlar da devam ediyor değil mi? Markalar için pazara düşmesi pek iyi değerlendirmez. Siz nasıl değerlendiriyorsunuz markalı bir ürünün pazarda satılmasını?

Devam ediyor. Pazarlar bizim için önemlidir. Pazar bizim için iyi bir şey. Pazar deyip geçmeyin, devlet büyüklerimizle bile orada tanışıyoruz. Pazarlara da kendimiz çıkıyoruz, ailece hepimiz çalışıyoruz, mağazalarda kendimiz varız. Çünkü kontrol çok önemli biz kendi kontrolümüzde büyüyoruz o yüzden bizim için adım adım büyümek daha doğru.

10 tane mağaza, pazarlar ileriki dönemde nasıl idare etmeyi düşünüyorsunuz?

Çocuklar yetişiyor. Üçüncü kuşak devreye girecek. Biri bitirdi üniversiteyi, diğeri de bitiriyor. Onlar işletmemizi ve markamızı kurumsal bir şekle dönüştürecekler. Onları bekliyoruz. Daha iyi eğitim almış çocuklarımızla, büyük atılımlar yapacağımızı düşünüyorum.

Bodrum'da 1957 den beri bir işletmeyi, bir markayı bugüne kadar getirmişsiniz. Babanızdan size, sizden çocuklarınıza aktaracaksınız. Bodrum'da köklü firmalar yerine son dönemlerde yazlık firmalar çoğalıyor. Birkaç yıllık firmalar. Bodrum'daki firmaların ortalama ömrü 25 yıl. Bu durumu neye bağlıyorsunuz? istikrarsızlığa mı, kentin hızlı büyümesine mi bağlıyorsunuz?

Bodrum ister istemez büyüyor. işletmeler de bu büyümeye ayak uydurmak durumundalar. Sanıyorum en önemli etken bu Birde büyümenin kontrollü olması gerekiyor. Yatırım yaparken dikkatli olmak gerekiyor. Büyük süper marketler dengeyi değiştiriyor tabi. Ancak bizim gibi sağlam adımlar ile büyüyen Işletmeler için bu bir avantaja dönüşüyor. Çünku insanlar aradaki farkı çok daha iyi anlıyorlar. Rekabet bizi daha da kaliteli olmaya yöneltiyor. Bize enerji veriyor. İnsanlar sizin kalitenize güvendiği ve özel olduğumuz için kim gelirse gelsin önemli olmuyor.

Siz özelsiniz diyorlar. Bizim için hiç sorun değil. Kim gelirse gelsin dibimize de gelse önemli değil biz onlarla yarışmak için zevk alıyoruz. Bu da kendimize güvenden kaynaklanıyor Insan yaptığı işi sevmesi lazım iyi bilmesi lazım birde tabi en iyisin yapması lazım. Yatırımcıların da bu şekilde düşünmesi gerekiyor.

Ali ihsan Çıngıl 1957'de bu günün önemli bir Bodrum Markası olan Çıngılıoğlu'nun temelini atmış. 1973 yılında yaşamını yitirene kadar bölgenin en iyi peynircisi olarak tanınmış. Evlatları Mehmet ve Metin Çıngıl 40 yıl boyunca, babalarından aldıkları bu emaneti disiplin ve iş ahlaki ile önemli bir Bodrum markası haline getirmişler.

Sektöründeki önemli bir Bodrum markası haline gelen Çıngıloğlu, yakın bir zamanda üçüncü kuşağa geçecek ve kurumsal bir kimliğe kavuşacak, kurumsal bir Bodrum markası olarak yıllar boyu yaşayacak.